Sportmenlik ya da sportif erdem (İngilizce: Fair-Play), sporda kurallara uymaktan da öte belli bir davranış tarzını sergileyen bir terim. Rakibe saygı ve ona fizyolojik ve psikolojik açıdan zarar vermeme özentisidir.
Sporcularına karşı yaptığı konuşmalarında saygılı ve ölçülü olmak • Sporcularına tüm konularda adil davranmak • Oyun kurallarını iyi bilmek ve gerekli zamanlarda gerekli uyarıları yapmak • Transfer durumlarında takımları zor durumda bırakacak davranışlardan kaçınmak. Hakemlere ve taraftarlara karşı saygılı olmak.
Kendine, • Rakibine, • Takım arkadaşlarına, • Hakemlere, • Seyirci ve kamuoyuna saygıya dayanan bir hayat görüşü olarak açıklanmaktadır. tümünün mutlak olarak yerine getirmek zorunda oldukları davranış biçimlerinin tümü» olarak değerlendirilir.
Fair Play; dürüst oyun, dürüst davranış olarak ifade edilmekle birlikte gerçek anlamı etik üstü davranıştır. Etik davranış, kuralları her konuda dürüstlükle ve saygıyla uygulamak demektir. Fair Play ise tüm bunların üstünde kişisel çıkarları ve hırsları bastırarak yaşamda üstün insan ruhunu ortaya koymaktır.
Adil rekabet, saygı, dostluk, takım ruhu, eşitlik, dopingsiz spor, dürüstlük, dayanışma, hoşgörü, özen, mükemmellik ve keyif Fair Play'i oluştururlar.
Sportmenlik ya da sportif erdem (İngilizce: Fair-Play), sporda kurallara uymaktan da öte belli bir davranış tarzını sergileyen bir terim. Rakibe saygı ve ona fizyolojik ve psikolojik açıdan zarar vermeme özentisidir.
Sporda ahlak anlayışı, spordaki iyi ve kötü davranışlar temel alınarak değerlendirilirse; iyi davranışlar fırsat eşitliğini koruma, rakibi düşman olarak görmeme, haksız avantajlardan yararlanmama, işbirliğine ve takım arkadaşlığına yönelik davranabilme, empati kurabilme gibi davranışlarla örneklendirilebilir.
"Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim" sözü, onun sporculardan beklediği erdemleri özetler. Bu, sadece fiziksel başarı değil, aynı zamanda ahlaki değerlerin de önemli olduğunu vurgular.
Sporcu ani ölümlerinin çok büyük bir bölümü kardiyovasküler sistem kaynaklıdır. En sık nedenleri arasında hipertrofik kardiyomiyopati, aritmojenik sağ ventrikül displazisi, doğuştan koroner arter anomalileridir. Ancak 35 yaş üstü sporcularda koroner arter hastalığı ön plana çıkmaktadır.
Dünyada ilk Fair Play Organizasyonun adımı 1963 yılında Gating (Almanya) da UNESCO Gençlik Enstitüsünün tertiplediği bir seminerde atılmıştır. Seminerde Şovenizm ve sporda şiddet konusu tartışmaya açılmıştı. Sporda Modern Olimpiyatların kurucusu Pierre Coubertin adına bir ödül İhdas ettiler.
Fair Play, spor dünyasında adaletin, centilmenliğin ve dürüstlüğün ön planda tutulduğu bir anlayışı ifade eder. Temel olarak, oyuncuların ve takımların sadece kazanmak için değil, aynı zamanda oyun kurallarına ve rakiplerine saygı göstererek mücadele etmelerini sağlayan bir prensiptir.